Kanalları, köprüleri ve tarihi evleriyle Kuzey’in Venedik’i olarak bilinen Amsterdam, son zamanlarda gezginlerden en fazla rağbet gören Avrupa şehirlerinden biri. Bisiklet kullanımının en yaygın olduğu Avrupa kentleri arasında yer alan şehir, renkli gece hayatı ile de öne çıkıyor. Geniş parkları sayesinde doğa ile iç içe vakit geçirebileceğiniz Amsterdam, keyifli bir tatil rotası.

Hollanda’nın kuzeyinde konumlanan Amsterdam, Belçika ve Almanya ile komşu. Ortalama 863 bin kişilik nüfusa sahip olan kent, 12. yüzyılın sonlarında Amstel Irmağı’nın kıyısında küçük bir balıkçı köyü olarak kurulmuş. Günümüzde ise dünyada en fazla ziyaretçi ağırlayan ilk beş şehir arasında. 

 

Amsterdam’a Ne Zaman Gidilir?

Kuzey Denizi’ne kıyısı olan Amsterdam, aynı zamanda Atlantik Okyanusu’ndan da etkilendiği için kış ayları oldukça soğuk ve yağışlı, yazlar ise serin geçiyor. Özellikle kasım-mart ayları arasında yoğun esen rüzgar kendisini hissettiriyor. Amsterdam’ı ziyaret etmek için en ideal dönem nisan-kasım ayları arası. Bahar aylarında sıcaklık ortalaması 13-14 °C civarında seyrederken yaz aylarında sıcaklıklar 23 °C'ye kadar çıkabiliyor. Bu dönemde yemyeşil parklarda keyifle vakit geçirebilir, kanal turu yapabilir, bol güneşli havada bisiklet kiralayarak şehri keşfe çıkabilirsiniz. 

Kuzey Avrupa’da yer alması sebebiyle yağışın bol olduğu Amsterdam’a hangi mevsimde gelirseniz gelin, yanınıza mutlaka şemsiye alın. Şehirde en yağışlı mevsim sonbahar olurken en az yağış ilkbahar ayında gözlemleniyor. Ocak ve şubat ayları Amsterdam’ın en soğuk zamanları olmakla birlikte sıcaklık 1-2 °C dolaylarında seyrediyor. Kimi zaman kar yağışının da kendisini gösterdiği kış aylarında, havanın 15.00-16.00 civarında karardığını da unutmayın.

Amsterdam’daki Festivaller

Yılın her dönemi birbirinden eğlenceli festivallere ev sahipliği yapan Amsterdam’da seyahatinizi planlarken bu etkinliklere de mutlaka göz atın:

 

  • Jazz Festivali (Kasım)
  • Amsterdam Işık Festivali (Kasım/Ocak)
  • Kral Günü (Nisan)
  • Bağımsızlık Günü (Mayıs)
  • Amsterdam Open Air (Haziran)
  • Latin Village Festivali (Ağustos)
  • Tiyatro Festivali (Eylül)

 

Amsterdam’da Gezilecek Yerler

Avrupa’nın en fazla ziyaret edilen şehirlerinin başında gelen Amsterdam “Özgürlükler Şehri” olarak biliniyor. Kanallar üzerine kurulmuş olan şehirde birbirinden güzel tarihi binalar arasında fotoğraf turuna çıkabilir, müzeleri gezebilir, sınırsız gece hayatının tadını çıkarabilirsiniz. Amsterdam’da gezip görülmesi gereken yerler listesi ile seyahatinizi daha kolay planlayabilirsiniz. İşte, şehrin en ilgi çekici noktaları...

Dam Square (Dam Meydanı)

Amsterdam gezinize şehrin en popüler meydanından başlayın. Günün her saati kalabalık olan Dam Meydanı, Amsterdam’ın kalbi sayılıyor. Yerliler için sosyalleşme noktalarından biri olan Dam Meydanı, şehirde düzenlenen etkinliklerin de ana adresi konumunda. Ulusal Anıt, Madame Tussauds Müzesi ve Niuewe Kerk (Yeni Kilise) meydanda ziyaret edebileceğiniz önemli yapılardan sadece birkaçı.

Rijksmuseum (Rijks Müzesi)

Rijksmuseum, Amsterdam’da müzeler bölgesi olarak adlandırılan Museumplein’de ziyaret edilmeye değer yerlerin başında geliyor. Her yıl iki milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayan müze, Hollanda sanatının en değerli eserlerine ev sahipliği yapıyor. Rembrandt’ın Gece Devriyesi (Night Watch) eseri müzenin adeta yıldızı konumunda. 

Van Gogh Müzesi

Amsterdam’a gelmişken ziyaret edebileceğiniz bir diğer müze ise Van Gogh Müzesi. Usta sanatçının 200’ü aşkın tablosu ile birlikte 500’e yakın çizimine ev sahipliği yapan müzede, keyifli bir sanat gezisi sizleri bekliyor. Özellikle Yıldızlı Gece (The Staryy Night) tablosunu yakından görmek için Van Gogh Müzesi’ni listenize mutlaka eklemelisiniz. 

Anne Frank House (Anne Frank Müzesi)

1. Dünya Savaşı sırasında Anne Frank ve ailesinin Nazilerin işkencelerinden kaçmak için saklandıkları ev, günümüzde müze olarak hizmet veriyor. Dilerseniz müzeyi ziyaret etmeden önce Anne Frank’ın Hatıra Defteri isimli kitabı okuyabilirsiniz.

Begijnhof

Amsterdam’da fotoğraf turuna çıkmayı düşünüyorsanız, es geçmemeniz gereken adreslerden biri de Begijnhof. 14. yüzyılda inşa edilmiş olan evlerle çevrili olan avlu, sizleri unutulmaz bir tarih yolculuğuna davet ediyor. Buraya geldiğinizde 34 numaralı binayı özellikle görmeniz gerekiyor, çünkü kendisi “Amsterdam’ın en eski evi” olma özelliğine sahip. 

Oude Kerk (Eski Kilise)

1302 yılında inşa edilen Oude Kerk Amsterdam’ın en eski dini yapısı olarak biliniyor. Gotik mimarisiyle ziyaretçilerin ilgisini çeken kilise, ahşap işlemeleri ve vitrayları ile görülmeye değer yerlerden biri.

Vondelpark

 

Müzeleri ve tarihi yerleri gezdikten sonra gözlerinizi alabildiğine yeşille buluşturmak isterseniz, rotanızı Vondelpark’a çevirebilirsiniz. Burası aynı zamanda Amsterdam’ın en büyük parkı. Dilerseniz bisiklet kiralayarak parkı baştan sona turlayabilir ya da marketten yiyecek bir şeyler alıp piknik yapabilirsiniz. Vondelpark’a 1 ve 2 numaralı tramvaylardan birine binip Leidseplein istasyonunda indikten sonra kısa bir yürüyüşle ulaşmak mümkün.